Ananas sadece kokteyllere tat katan bir meyve degildir. Bu tropik meyve hücre kaybini engeller, enerji üretimine yardimci olur. İlk defa orta ve güney amerikada yetistirilen ananas, avrupaya tanitildiktan sonra yaygin olarak kullanilmaya baslanmis.
Ananas genis ve silindirik yüzeyli, pürüzlü, kahverengi-sari karisimi bir renk tasiyan bol lifli tropik bir meyve.
Meyve olarak yenilebilir. Suyu cikartilarak kokteyllerde kullanilabilir. Meyve veya sebze olarak ya da salata malzemesi olarak tercih edilebilir. Muzdan sonra amerikada favori tropik meyveler arasinda ikinci sirada yer aliyor.
Kansere karsi etkilidir. Taze ananas bromelin enzimini icerir. Bromelin protein ayristirici ve sindirimine yardimci
bir enzimdir. ilk kez 1957 yilinda tanimlanmis ve bircok arastirmaya konu olmustur. Kükürtlü bilesikleri iceren bromelin enzimi
sadece protein sindirimine yardimci olmakla kalmaz, ayni zamanda siskinligin ve ödemin atilmasina da katkida bulunur.
Deneysel calismalarda kanser önleyici etkilerine rastlanmistir. Klinik calismalarinda ise siskinligin ve ödemin görüldügü sinüzit, bogaz agrisi, kireclenme ve gut gibi iltihabi durumlarda iltihap önleyici etki göstererek siskinligin azalmasina yardimci olabilecegi saptanmistir. Ananasin tek basina ögün aralarinda sap kisminin ve gövdesinin tüketilmesiyle bromelin enziminin
iltihap ve ödem önleyici etkisi maksimum düzeyde artirilabilir.
Bagisiklik sisteminin destekcisi ananas biyoyararliligi yüksek olan C vitaminini icerir. C vitamini antioksidan özelligiyle vücutta hasar olusturan serbest radikallerin etkisini azaltmakta ve hücre kaybini önleyebilmektedir. Yüksek düzeyde serbest radikal
damar hasarina neden olup hasari ilerletmekte, astim ataklarini siklastirmakta, kolon hücrelerine zarar verip kolon kanseri riskini artirmakta, eklem agrilarinin görüldügü hastaliklara neden olabilmektedir.
Bunlar da İlginizi Çekebilir
