İnsanlar sağlıklı olmak için optimal diyetin arayışı içindedir. Optimal diyet bireyin hastalıklara karşı korunmasında en önemli unsurdur. İşte selahattin dönmezin önerdiği 10 süper besin. Bu besinleri her gün sofranızda bulundurursanız birçok kronik hastalığa da karşı savaş açmış olacaksınız.
Zencefil: Hipokrat tarafından da ilaç olarak kullanılmış olan zencefil kan hücrelerinin bir araya toplanmasını ve damarda pıhtı oluşmasını dolayısıyla damar tıkanıklığını önlediği bilinmektedir. Zencefil aspirin gibi çalışarak romatizma ağrılarını ve iltihabı azalttığı bildirilmektedir. Yemeklerinizde maydanoz, dereotu givi gibi çeşni, salatalarınıza değişik bir tat verici olarak kullanılabilinir.
Çikolata: Şişmanlatıcı ve sağlığa zararlı olduğu nitelendirilen çikolatanın yakın zamanda içerdiği antioksidan fenoller içeriği nedeniyle insan beslenmesindeki yerini korumuştur. İçerdiği ksantin adındaki bileşikler sayesinde kalbi ve kasları uyarıcı, kalbe giden damarlarda genişletici özelliği bulunmaktadır. Günde 3-4 küçük top veya 3-4 küçük parçacık hem mutlu eder hem de kakao yağında bulunan stearik asit içeriği sayesinde kan kolesterolünüzün en azından yükselmemesine yardımcı olursunuz.
Şarap: Aslında alkol tüketmeyenler için kesinlikle alkol kullanmalarını sağlıklarını koruyucu etki gösteren etkenleri bilseler dahi tüketmelerini istemiyorum. Ancak düzenli alkol alımı yapan bireylerin özellikle şaraba ve siyah biraya renk veren fenol bileşiklerinin kalp sağlığı açısında olumlu etkileri nedeniyle erkeklerde 2 kadeh, kadınlarda 1 kadehi geçmemeleri koşulu ile sosyal yaşamlarına eklemelerini öneririm. Günde 1 kadeh kırmızı şarabın yeterli ve dengeli bir beslenmeyle beraber alındığında kolesterolü düşürdüğü, HDL yani iyi huylu kolesterolü yükselttiği bildirilmektedir.
Yulaf kepeği: İçerdiği betaglukan nedeniyle safra asitlerinin bağırsaklardan emilimini önleyerek kolesterolü düşürdüğü, barsak fonksiyonlarını içerdiği kepek nedeniyle düzenlediği bulunmuştur. Ancak buğday ve pirinç kepeği de kolesterol ve tansiyon düşürücü etki sağlamaktadır. Günde 2 yemek kaşığının üzerinde tüketmemeği öneririm. Çünkü kepekten de çok fazla tüketim önemli minerallerin vücutta kullanımını engellemektedir.
Mürdüm eriği: Mürdüm eriğindeki sorbitol ve pektin denilen maddeler bağırsaklarda iyi bir şekilde sindirilmemekte ve kolesterolü yapısına bağlayarak dışarı atılmasına neden olmaktadır. Kaliforniya üniversitesinde yapılan bir çalışmada yüksek kan kolesterolüne sahip hasta grubuna 4 hafta boyunca diyetlerine ek olarak günde 12 adet mürdüm eriği eklemenin kolesterol düşürme hızında çok etkili olduğu bulunmuştur.
Kereviz: Kerevize özel kokusunu veren fitalid adlı maddenin kandaki stres hormonlarını azalttığı, bu yolla damarların gevşemesine ve tansiyonun düşmesine yardımcı olduğu buna ek olarak kan kolesterolünün düşürmede de etkili olduğu bildirilmiştir. Unutmayın kerevizin saplarında daha fazla fitalid bulunmaktadır yemekleri hazırlarken köklerini ve saplarında daha fazla yararlanın.
Kırmızı biber: Özellikle tatlı kırmızı biber ülser ve tansiyon tedavisinde oldukça etkilidir. Karetenoid, flavanoid, esans yağları ve bol miktarda C vitamini içermesi bu etkiyi sağlamakta, buna ek olarak kolesterolün düşmesine de yardımcı olmaktadır. Ayrıca kırmızı bibere acı tadını veren kapraicin çok kuvvetli bir antioksidan olup hem kalp hastalıklarına hem de kansere karşı koruyucu etki gösterir.
Sarımsak: İçerdiği alil di sülfatlar, potasyum, fosfor, selenyum ve A vitamini sayesinde birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Dizanteri, tansiyon ve kolesterol-trigliserid yüksekliği, kan pıhtılaşması tedavilerinde oldukça etken olan sarımsağı günde en az 3-4 diş yemek gerekmektedir.
Soya fasulyesi: Soya fasulyesi oldukça ilginç bileşimlere sahip bir kuru baklagildir. Kalp sağlığı üzerine her gün yeni bir etkisi bildirilen soya güçlü omega 3 yağ asidi içeriği, yüksek oranda glisin ve arginin aminoasitlerini içermesi, lesitin, saponin ve isoflavonların bulunması yüksek kolesterol düzeyini hızla düşürdüğü bildirilmektedir.
Keten tohumu: Keten tohumunun içerdiği omega 3-6-9 gibi yağ asitleri sayesinde vücut sıcaklığının korunması, sinir sistemi, dokuların korunmasını sağlamaktadır. Yağ asitleri; kan damarlarının genişlemesi, kolesterol metabolizması ve diğer kritik biokimyasal fonksiyonlar dahil çeşitli vücut prosesleri için gerekli olan prostaglandinlerin üretimi için de çok önemlidir. Prostaglandinler hormon benzeri maddelerdir. Bağışıklık sistemi, üreme, kalp-damar ve sinir sistemi gibi sistemlerin fonksiyonlarının düzenlenmesine yardım ederler.
Bunlar da İlginizi Çekebilir
