meme estetiğiyorum yapılmamış



Dünyada her sekiz kadından biri meme kanseri oluyor. Meme kanseri denildiğinde öncelikle korunma tedbirleri akla gelir. Genç kızların gençlik yıllarından itibaren meme muayenesine alıştırılması, hatta bu muayenenin kendilerine öğretilmesi gerekir. Bunun koşulları da şöyle sıralanabilir:

Memeye regl öncesi ve regl sırasında el sürülmeyecek çünkü ağrılı ve şiştir. Bu doğal bir durumdur. Kontrollar daima regl döneminin bitiminde yapılacak. Meme parmaklar arasında sıkılmayacak. Meme üzerinden parmaklarla göğüs duvarına doğru basılarak meme dokusu hissedilecek, bu sırada doğal dokudan farklılık gösteren bölgeler aylık takibe alınacak.

Daha iyisi önce bir doktora gidilecek muayene sonrasında duruma göre doktordan kendi kendine muayene öğrenilecek. Meme kanseri ile ilgili kadınları bilgilendiren haberlere baktığımızda bazı önemli konuların hala yeterince bilinmediği dikkat çekiyor.

Kanserin görülme sıklığı ile ilgili istatistikler yüzünden korku içinde yaşamakta olan kadınlara, hastalıktan kurtulmanın mümkün olduğu anlatılmakta ama memenin yeniden yapılarak fiziksel ve duygusal eksikliğin giderilebileceği konusunda yeterince bilgi verilmemektedir. Bu meme kanseri tedavisi açısından çok önemli bir eksikliktir. Hala memesi alınmış birçok kadın, yeniden meme yapılabildiğinden habersizdir.

Sadece habis hastalıklar değil iyi huylu meme kitlelerinin çıkarılmasından sonra oluşan şekil bozukluklarını düzeltmek de mümkündür. Memede çıkartılan dokunun yerine kaydırılacak meme dokusu çoğu zaman mevcuttur. Olmasa da diğer plastik cerrahi yöntemleri ile bu doku sağlanabilir.

Meme muayenesi dışında, estetik açıdan önerileriniz var mı?

Genelde bütün genç kızların göğüs kaslarını egzersiz ile çalıştırarak kuvvetlendirmesi sarkmaya karşı bir oranda önlem sayılabilir ama bu yeterli değildir. Memelerin gençlikten itibaren sütyenle desteklenmesi gerekir. Hamilelik ve emzirme döneminde asla sütyensiz dolaşılmamalıdır. Bu önlemler yerçekiminin etkilerini yok etmese de azaltır.

Memeleri büyük olan kadınlara hangi tedavileri öneriyorsunuz?

Kilolarca memeyi gün boyu boynuna asılmış bir torba gibi taşıyan, geceleri yatarken bu nedenle rahatsızlık çeken kadınların durumunu anlamak çok zor belki. Bunun için bu büyüklükte bir torbayı boynunuza asarak sürekli yaşamanız gerek. Tıbbi açıdan bakıldığında, içinde gelişen küçük bir tümörü gizleyecek ve geç belirti verecek büyük memelerde herhangi bir hastalığın erken tanısı zordur. Ayrıca hastalar boyun ve bel ağrıları hatta boyun fıtığı ve meme altında oluşan pişiklerden yakınarak doktorlara müracaat ederler.

Bu durumda plastik cerrahlar memeleri küçültmek için imdada yetişirler. Genellikle uygulanan teknik, meme başı ve areolada çevresel bir kesi ile buna eklenen dikey bir kesi yapılması ile gerçekleştirilen ameliyattır. Buna bazen yatay kısa bir çizgi de gerekli olur. Uygulanan dikey çizgili mamoplasti sonrası meme şeklinin hastayı mutlu ettiğini, yara izinin ise hastayı rahatsız etmediğini görmekteyiz.

İlk haftayı kontrollerle geçirdikten sonra yara iyileşmesinin tamamlandığı yirminci güne kadar hastayı takip etmekteyiz. Hastalarımız altı ay ve bir yıllık geç kontrollara gelmeyecek kadar mutlu oluyorlar ama ileri tarihteki kontrollerin de ihmal edilmemesini öneriyoruz.

Memesi küçültülen hastaların doğum yapması ve süt vermesi mümkündür. Geçirilecek hamilelik memeyi bir ölçüde tekrar büyüterek şeklini biraz bozabilir. Doğurganlık yaşını geçmiş ve çok büyük memelerde ise farklı bir teknik kullanarak meme başını yeni yerine serbest doku nakli şeklinde aktarabiliriz. Bu durumda daha fazla doku çıkarılabilir. Teorik olarak, bu teknikle yapılan ameliyatlarda meme başı emzirme fonksiyonunu kaybeder, zaten bu nedenle sadece ileri yaş grubunda bu teknik tercih edilir.

Kadınların yaşadığı bir başka sorun ise ergenlik çağında memenin az gelişmesi veya hiç gelişmemesidir. Hormonal nedenlerle oluşan bu durum hastanın bu açıdan incelenmesini gerektirir. Bir sorun saptanmamışsa yapılacak işlem meme protezi ameliyatıdır. Bilindiği gibi günümüzde çok güzel meme protezleri vardır ve bunlar kısa bir ameliyatla bedene yerleştirirler.

Bir süre sonra beden protezi kendi parçası gibi algılar. Ömür boyu kalabilen, sorun yaratmadıkça değiştirilmesi gerekmeyen bu protezler içinde sıvı silikon vardır. Çeperi katı silikon ve üzerinde poliüretan ince bir kaplamadan oluşur. İnsan vücuduna giren her yabancı cisimde olduğu gibi vücudun oluşturduğu kapsül dokusu zamanla protezi sarar. Ameliyat sonrasında yapılacak masajlar, oluşan kapsülü genişleterek ileride buna bağlı sorunlara engel olur. Meme protezi ile ilgili başka bir sorunla pek karşılaşmamaktayız.

İki memesi eşit büyüklükte olmayan kişiler de size başvurabilir mi?

İki memenin birbirine eşit olmadığı durumlar oldukça sık görülür. Aslında hemen her kadının iki memesi birbirinden farklıdır, bu fark çok az olduğunda hastayı rahatsız etmez. Rahatsızlık verecek boyutlardaki farklar ise plastik cerrahini tüm yöntemleri kullanılarak düzeltilebilir. Bunlar arasında en basiti, küçük olan tarafa yağ enjeksiyonudur. Hastanın kendi vücudundan alınacak yağ bir işlemden geçirildikten sonra meme bölgesinde deri altına veya meme arkasındaki kasın üstüne verilir.

Meme bezi içine yağ enjeksiyonu asla yapılmamalıdır. Çünkü ileride çekilebilecek mamografilerde yanıltıcı görüntüler verebilir. Yağ enjeksiyonu ile kazanılacak hacim çok azdır ancak meme üst iç kısmına hafif dolgunluk verilmesi, asimetriler veya meme onarımından sonra oluşan eşitsizliklerde yararlı ve kolay bir yöntemdir. Doku kesilmesi olmadığı için yara izi de kalmaz. Bunun dışında asimetrinin boyutlarına göre bir memenin küçültülmesi, birinin büyütülmesi veya bu işlemlerin iki ayrı memeye aynı anda yapılması da mümkündür.

Doğuştan bir memenin hiç gelişmediği durumlarla da karşılaşmaktayız, hatta bu hastalarda göğüs kasıda gelişmemiş olabilir ve el parmakları arasında yapışıklık vardır. Bu durum tıpta Poland Sendromu olarak adlandırılır. Yine plastik cerrahi yöntemleri ile düzeltilmesi mümkündür.

Olmayan ya da alınmış memeyi nasıl onarıyorsunuz ?

Genel olarak doku eksikliklerinde kullanılan kas-deri flabı yöntemleri, meme bölgesinin eksikliklerinde bu dokuyu tamamlayıcı bir rol oynamaktadır. Memesi alınmış hastalarda, ameliyat bölgesinde oluşmuş radyoterapi hasarı, aşırı sertlik vb gibi durumlarda bu bölgeye hastanın sırt yan bölgesindeki kas-deri flabının taşınması veya karında doğumlardan sonra kalan fazla deri ve yağ dokusunun rektus kası ile birlikte meme bölgesine yerleştirilip şekillendirilmesi ile doğal görünümlü memeler elde edilmektedir.

Meme onarımı konusunda en kolay uygulanan yöntem ise deri genişletme ile yapılan ameliyatlardır. Bu amaçla kas ve deri altına yerleştirilen doku genişletici silikon protez birkaç ayda şişirilerek fazla deri elde edilir, daha sonra bunun altına meme protezi yerleştirilerek meme başı da yapılır. Bu, seanslara bölünerek yapılan bir dizi ameliyat ile gerçekleştirilir. İşlemler, adeta hasta ile hekimin iyi anlaşarak birlikte uzun bir yolculuğa çıkması gibidir. Yani sonuç, altı ay- bir yıl arasında alınır.

Sizce aynı işlemin sonuçları, doktordan doktora fark eder mi? Örneğin kadın cerrah-erkek cerrah farkından söz edebilir miyiz?

Elbette ki işlemlerin sonuçları, doktorun teknik ve estetik becerisine, etik yaklaşımına ve o hastaya ne kadar özen gösterdiğine bağlı olarak değişir. Kadın bedeninin simgesel organı olan meme asla ihmal edilmeyecek bir organdır. Kadınlar ve hekimler olarak memeye hak ettiği saygı ve özeni göstermeliyiz. Memeye yaklaşım ve tedavisinde hekimin cinsiyetinin çok büyük bir önemi olmasa da hasta ile empati kurabilmek ve duygularını anlayabilmek açısından plastik cerrahın kimliğinin ve bazen cinsiyetinin önemine inanmaktayım.



Bunlar da İlginizi Çekebilir

Konuyla ilgili yorumlarınızı ve sorularınızı sorabilirsiniz