panik atak tedavisiyorum yapılmamış



Panik bozukluğunun temel özelliği çoğu kez nedensiz başlayan panik ataklarıdır. Hasta aniden örnek olarak otobüste yada uykusunda yukarıda sayılan pek çok şikayeti yaşar. Şikayetler müdahaleyle yada müdahalesiz kısa sürede geçer.

Atak şiddetli ve korkunç bir deneyim olarak hatırlanır ve bireyde yada tekrarlarsa kaygısını ortaya çıkarır. Hasta yaşantısını bu kaygı çerçevesinde planlamaya çalışır. Agorafobi şikayetleri de tabloya eklenirse kişi atak geldiğinde yalnız yada kaçamayacağı ortamlara girmemeli.

Tek başına sokağa çıkmama yada evde tek başına kalamama camide yada sinemada çabuk çıkabileceği yerleri tercih etme gibi günlük yaşantısını ve işlevselliğini belirgin olarak kısıtlayan davranış bozuklukları gösterir.

Bu hastalar semptomlarının şiddeti nedeniyle sıklıkla hekime başvurmalarına rağmen çoğu kez özellikle’de atak esnasında rastlanabilen kalbin hızlı çalışması ve tansiyon yükselmesi gibi bulgular yüzünde panik bozukluğu tanısı atlanabilir. Aslında bu hastaların şikayetlerinin psikiyatrik olduğuna ikna edilmeleri’de güçtür.

Hastalık; Göğüs ağrısı, çarpıntı ve bunun gibi belirtilerle seyretmesine rağmen hastalığın özünde hastanın tarif ettiği yoğun sıkıntı yer almaktadır. Sıkıntı tedavi edildiğinde diğer belirtilerde yatışacaktır.

Hastaların yaşadığı nöbet korku ile benzerlik göstermekte ve hastalık beyindeki korku ile ilgili merkezleri, korkacak bir şey yokken kendi kendine çalışmaya başlatmakta ve şikayetler böylece ortaya çıkmaktadır.

Tekrar nöbet gelirse kaygısı ile ortaya çıkan sokağa tek başına çıkmama gibi davranışlar aslında kaygıyı artırmaktan ve kuvvetlendirmekten başka bir işe yaramazlar. Panik bozukluğu, çoğu kez, depresyon, diğer anksiyete bozuklukları, kişilik bozuklukları ve alkol ve madde bağımlılığı ile birliktelik gösterebilir.

Atak esnasında hastanın yapması gerekenler; Olduğu yerde kalmalı ve toplamı en fazla bir saat süren atağın geçmesini beklemelidir. Dikkatini bulunduğu ortamdaki eşyalara ve sıkıntıyı kontrole yöneltmeli. Fiziksel belirtilerinden uzaklaştırmaya çalışmalıdır.

Her atak başında saate bakması ve sonlandığında ise ne kadar sürdüğünü bir yere kaydetmesi istenmelidir. Saatler gibi gelen atak süresinin yalnızca dakikalar olduğunu görme sonraki ataklarda hastanın direncini arttıracaktır.

Sigara yakma, alkol alma gibi önlemlerin atağın geçmesini sağlayamayacağı gibi şiddetlendirebilecektir. İlaç tedavisi atak sıklığı fazla olan ve işlevsel kaybı yüksek olan birlikte diğer başka bozukluklar’da bulunan hastalarda düşünülür.



Bunlar da İlginizi Çekebilir

Konuyla ilgili yorumlarınızı ve sorularınızı sorabilirsiniz